Eminhaber.Org
Ana Sayfa ARNAVUTKÖY, EKONOMİ, Genel, MANŞETLER, SİYASET, ÜST MANŞET 2 Haziran 2020

Coronavirüs süreci hakkında, Arnavutköylü esnaflar ne diyor?

Depoglobal Ali Baba Halı Yıkama

Coronavirüs’ün etkileri devam ederken, salgının esnafa hem ekonomik hem de bireysel yönden ne ölçüde nüfuz ettiğini Emin Haber olarak Arnavutköylü Esnafa sorduk. Bu süreçten en çok etkilenen taksi, minibüs, lokanta ve market çalışanlarının nabzını tutarak normalleşme süreciyle ilgili düşüncelerine dair verilen tepkileri ölçmeye çalıştık.

Tuğçe HUY: Emin Haber/ARNAVUTKÖY Corona salgını süresince devletin esnafa yeterince yardım yapamadığından şikayet eden vatandaşlar ise; “Bu süreçte yalnız bırakıldık, tek başımıza mücadele etmeye çalıştık, Corona’dan ölmesek bile az kalsın açlıktan ölecektik” gibi ifadeler kullandılar.

‘BU SENEYİ HİÇ YAŞANMAMIŞ GİBİ UNUTMAK İSTİYORUZ’

Taksi şoförü Zekeriya Taşkın, konuya ilişkin  şu ifadeleri kullandı; “Coronavirüs bizi bu üç ay boyunca ekonomik yönden çok olumsuz etkiledi. İş yapma durumumuz %1’lere %2’lere düştü. Maddi zararlarımız tabi oldu. Yine böyle bir dönemde devletimizin verdiği kredilerle ayakta durabildik ama onlarında geri ödemeleri var. Bazı arkadaşlarımızdan, dostlarımızdan araçlarını çekenler oldu, araçlar kredili birçoğu oto center’lardan kira ödüyoruz. Ayriyeten araçların senetleri var. Şuanda biliyorsunuz ki normalleşmenin ilk günü ancak işlerimize azda olsa yine de etkisi pek olmadı. Bizler taksici olarak bu seneyi hiç yaşanmamış gibi unutmak istiyoruz”

‘25 LİRAYLA EVE GİTTİM’

Ardından başka bir Taksi şoförü olan Deniz Aral ise süreçte yaşadıklarına dair şu açıklamalarda bulundu; “Üç gün önce nöbetçiydim,  gece saat birde Hadımköy durağa gittim. Ertesi gün gece 12’de arabayı durağa teslim ettim. Sigara kullanmamama rağmen yalnızca 15 lira yemek masrafım çıktı, 25 lirayla eve gittim ve üç gündür de evdeyim daha bugün işe çıkabileceğim. Yani iş yapamıyoruz, taksicilerin halini görün” dedi.

‘KRİZİ FIRSATA ÇEVİRENLER OLDU’

Taksi şoförü Alaaddin Bütüner; “Yan gelirimiz yok, kiracıyız, şuanda üçüncü kira gelmiş ve yine faturalarımız, elektrik, doğalgaz ve su faturaları aldı başını gitti. Yani bu aşamada zor durumda kalan biz olduk. Tüketiciye yardımcı olmak yerine krizi fırsata çevirenler oldu. Devlet yönünden biz esnafa hiçbir çare sunulmadı. Bir erzak yardımıyla olmuyor. En azından devletimiz elektrik ve suda yardımcı olsaydı daha iyi olurdu. Ayrıca yine devletin vatandaşa kolaylık olsun diye yaptığı 10 biner liralık kredi olanağı sunuldu, evet güzel bir şey ancak benim sicilimde hiç kötü bir şey yokken bu 10 binlik krediye başvurdum ve bana 3 bin lira çıktı. Üç bin Lira’nın da 200-250 liralık bir faiz ödemesi var, 36 aya ayda 130 TL ödemesi. Hesap yapıyorsun ki daha parayı almadan 100 lira kesmiş, bana 2900 TL teslim edildi. Bir bakıyorsunuz adamlar dosya masrafı koymuşlar. Bana vere vere 3 bin lira verildi. E hani 10 bin lira?”

‘BU SÜREÇTE ÜÇ AY YALNIZ BIRAKILDIK’

“Kiramızı veremiyoruz doğru düzgün, hadi kirayı verdik diyelim bu seferde evi mağdur bırakıyoruz. Biz devletten sadece şunu istedik; yalnızca taksici esnafı olarak değil bütün vatandaşlar olarak ciddi yardımlar beklerdik. Bizler Corona’nın etkileriyle 3 ay yalnız bırakıldık. Bu süreci kendi imkanlarımızla atlatmaya çalıştık. Arkadaşımdan aldım, kendimi çevirmeye çalıştım. Yine borç yerinde duruyor, borç yiyen de kesesinde yiyor. Bizler vergi veren insanlarız, hem vergi verdiğim takdirde ben mağdur kalıyorsam o zaman neden vergi veriyorum ben. Devletimiz çıktı mesela korona mücadelesiyle ilgili 10 TL bağışta bulunun vatandaşlarımızdan durumu iyi olanlar sağolsunlar yardımda bulunanlardan onlar yardımları yaptığı sürede normal ihtiyacı olanlara hiçbir türlü yardım gelmedi. Biz devletimizden şunu beklerdik; erzak yardımı değil de gerçek ihtiyaçlar, ev ihtiyaçları. Çalışabilen var çalışamayanlar var. Elektrik, doğalgaz, su telefon faturalarında asıl yardım gelmesi gerekiyordu. Bunlar gerçek ihtiyaçlar”

‘CORONADAN ÖLMESEK BİLE AZ KALSIN AÇLIKTAN ÖLECEKTİK’

Minibüs Şoförü Yakup Çiçek ise toplu taşımalara getirilen %50 kısıtlamasının dolmuş şoförlerini olumsuz etkilediğini söyleyerek sözlerine şöyle başladı; “Corona bizi maddi, manevi yani her yönden çok olumsuz etkiledi. Toplu taşıma araçlarına yolcu taşımada %50 sınırlama getirildi. Millet kısıtlandı, insanlar dışarı çıkamadı, bizim konumumuzdaki kimseler çok ciddi sıkıntılar yaşadı. Toplu taşıma araçlarına hiçbir yerden bir destek gelmedi. Özel bir toplu taşıma aracı 2-3 aileye bakıyor. Bu coronavirüs sürecinde arabalar yaklaşık üç ay çalışmadı. Buda otomatikmen yalnızca bir aracın trafiğe çıkmaması 3 aileye yansıyor. Bizler bu durumdayken devlet bir katkı sağlamadı. Yani tabiri caizse Corona’dan ölmesek bile az kalsın açlıktan ölecektik. Bugün normalleşme sürecinin ilk günü ancak bizi henüz normalleştiremedi çünkü minibüslere hala %50 kısıtlama var”

‘MADDİYAT İŞİN İÇİNE GİRİNCE SAĞLIĞIN BİR ÖNEMİ KALMIYOR’

Minibüs Şoförü İdris Alp; “Minibüs şoförleri olarak biz de sıkıntı çekiyoruz, yolcularımız da mesela bir vasıtayla gittiği yere 4 vasıta ile gidiyor şuan. Diyelim bir yolcu beldelerden Topkapı’ya gidecek; Bolluca’dan geliyor mesela burada iniyor. Buradan Sultançiftliğine, oradan tramvaya biniyor. Tabi böyle bakınca bizlerde mağdur oluyoruz. 2-3 ay çalışamadık, araba kapının önünde yattı. Ne yakıt konusunda nede erzak konusunda hiçbir yardım alamadık. Şuanda çoğu insanlar ki ben de dahil olmak üzere çok mağdur durumda. Bize diyorlar ki 7 tane yolcu taşı, Allah aşkına 7 yolcuyla hangi giderimizi karşılayabiliriz; ne yakıtı kurtarır, ne şoförü kurtarır nede arabanın sahibini kurtarır. Tabi her şeyin başı sağlık ancak maddiyat işin içine girdiğinde inanın sağlığın da bir önemi kalmıyor”

‘DEVLETTEN DESTEK GÖREMİYORUZ’

Minibüs Şoförü Ümit Güneş; “Coronavirüs, bizim sektörü büyük bir zarara uğrattı. Hem şoförler olarak hem mal sahipleri olarak. Bunun yanında mağdur olan yolcuklar da var. Bunu da göz ardı etmemek lazım. Bu virüs başladığından beri ekonomik sıkıntı yaşıyoruz. Yaklaşık üç aydan beri. Çoğu arkadaşımız çalışmıyor, bunların içinde kiracı olanlar var, elektrik faturalarını ödeyemeyenler var. Bunlara biz maalesef şahit oluyoruz. Devlet desteği konusunda ise şöyle bir yardım söz konusu oda sigortalı olan arkadaşlarımızın sigorta kesinti yaptığı sürece bin yüz yetmiş Lira destek alıyorlar ama sigorta primi kesiliyor. Yani şu mantığa geliyor, sigortası kesilip onun yerine para veriliyor. Ancak bunun dışında herhangi bir destek almadık”

‘MÜSTERİ SAYISI NORMAL KAPASİTENİN ÇOK ÜSTÜNE ÇIKTI’

Market sorumlusu Mazlum Koçer; “Coronavirüs sürecinden itibaren çalışma sürelerimiz haftalık 45 saat çalışma zorunluluğu getirildi. Buna göre zaman dilimine bölündü. Şuanda da bugün itibariyle normal çalışma saatlerine döndük, 8 saat. Bu üç aylık zaman diliminde vatandaşlar sizlerde biliyorsunuz ki en çok marketlere akın ettiler. Buda normal kapasitenin çok çok üstüne çıktı. Yani müşteri sayısını artırdı. Ancak sağlık bakanlığının tavsiyelerine uyarak vatandaşları, markete kota koyarak aldık. Şuan marketimizin kapasitesi 80 kişi bunu aşan kişilerse dışarıda sosyal mesafeye yöntemine uyularak vatandaşlarımızı sırayla alıyoruz. Bizi bu süreçte yoran yalnızca çalışma saatleri oldu”

‘BU SÜREÇ BİZİ BİR SENE GERİYE ATTI’

Şef Garson İbrahim Halil Altın; “Bizler bu süreçte maddi olarak bir sene geriye gittik. İş oranı da %80 ila 90 arasında düşüş oldu. Zaten de çoğu yer de kapattı. Bizde daha bugün açtık servisi, bugün normalleşme sürecinin ilk günü olsa da bize çok ağır geçiyor. Bunu toparlamamız en azından 4-5 ayı rahat bulur. Birde şöyle bir konu var, insanlar buraya gelirken, yemek yerken tedirgin oluyorlar, çekiniyorlar. Ancak dışarıda ne çekinme var ne sosyal mesafe. Bu süreçte olan esnafa oldu”

‘ÖZVERİLİ DAVRANILIRSA ÜSTESİNDEN GELİNECEĞİNE İNANIYORUM’

Restoran İşletme Sorumlusu Eyüp Fidaner; “Coronavirüs sadece Türkiye değil bütün dünyada etkili olan bir salgın, aynı zamanda Arnavutköy’ün ilçesinde bizleri de esnaf olarak maddi ve manevi yönden büyük ölçüde etkiledi. Yalnız şöyle bir durum var, devletimiz bu konuda gerek bireysel, gerek kurumsal olsun bazı adımlar attı. O yönden faydasını hissettik. Ancak hem insan sağlığı konusunda hem de ekonomik yönden bizi bu salgın ciddi derecede etkiledi. Bugün normalleşme sürecinin ilk günü olsa da pekte normalleşme yaşayamadık açıkçası. Çünkü insanlar hala tedirgin, lokantalar olarak ta insanların gerginliğini hissediyoruz. Gerek servis açısından olsun, gerek paket servisi de dahi müşteri sipariş verirken tereddüt yaşıyor. Çünkü yabancı bir elden emin olamadıkları bir yemek yemeye çalışıyorlar. Tabi bizler sağlık koşullarına dikkat ettiğimizde ve bunu karşı tarafa hissettirdiğimiz doğrultuda bu sıkıntıyı azami şekilde atlatmaya çalışıyoruz. Açıkçası herkes gerek işletmeler ve gerekse bireyler özverili davrandığı sürece üstesinden gelinemeyecek bir hastalık olduğunu düşünmüyorum”

molavitrin emre insaat

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.