Eminhaber.Org
Ana Sayfa MANŞETLER, ÖZEL HABER, RÖPORTAJ, SİYASET, SULTANGAZİ, ÜST MANŞET 8 Mart 2016

Kadın Kolları Başkanları “Dünya Kadınlar Günü”nü Değerlendirdiler

Kadın Kolları Başkanları “Dünya Kadınlar Günü”nü Değerlendirdiler
Depoglobal Ali Baba Halı Yıkama

Gözlem Gazetesi Muhabiri Sultan Oğuz, siyasi partilerin İlçe Kadın Kolları Başkanlarına “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” ile ilgili düşüncelerini sordu.

Ak Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı Nurcan Öztürkmen;  1857 yılının 8 Mart’ında, Amerika’da bir tekstil fabrikasında, çalışma saatlerinin düşürülmesini ve  eşit ücret talepleri  nedeni ile greve giden kadınlardan yüzden fazlasının, üzerlerine kilitlenen fabrika da yanarak can vermesi, bu mücadelenin simgesi olacaktı.

Kopenhag’da, 1910 yılında toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda 8 Mart, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak belirlendi. 8 Mart, 1975’te BM tarafından Dünya Kadınlar Günü ilan edildi.

Sultangazi AK Parti İlçe Kadın Kolları Başkanı Nurcan Öztürkmen

Bugün geldiğimiz nokta da ise Dünya’da ve Ülkemizde kadına karşı uygulanan şiddet maalesef son bulmamıştır.  Dünya genelinde yaşanan savaşların, çatışmaların, imkânsızlıkların da en büyük mağduru çocuklar ve kadınlar olmaya devam etmektedir. Meseleye kendi penceremizden bakacak olursak;

Cahiliye döneminde kadının insan yerine konulmadığı dönemleri ve anlayışları değiştirmeyi hedef alan Hz. Peygamber, kadınlara şiddet uygulanmasını asla tasvip etmemiştir. Dolayısıyla o, hayatı boyunca ne bir kadına, ne bir hizmetçiye ve ne de bir çocuğa el kaldırmış, ne de şiddet ve kaba kuvvet kullanmıştır. (Müslim, Fedâil, 79) Hadislerinde “Kadınları ancak kötüleriniz döver’ ’Cennet Anaların Ayaklarının Altındadır’’ buyurarak sert uyarılarda bulunmuştur. Hz. Peygamber’in bu erdemli hareketleri ve uyarıları önemsenmiş ve onun hanımlara olan davranışları örnek alınmış olsaydı, böylesine sosyal bir hastalık haline gelen bu tür acı durumların yaşanması mümkün olmayacaktı.

Yine tarihimize baktığımızda Türklerin ilk yazılı belgeleri olan Orhun Kitabelerinde Türk kadınından saygı ile bahsedilir. Devlet ve milletle ilgili önemli kararların alındığı kurultaylara hatunlar da katılır ve etkili olurdu. Hiç şüphesiz Kurtuluş savaşımızın Milli mücadelemizin başkahramanları kadınlarımızdır. Ancak bütün bunlara rağmen bugün kadın şiddet görüyorsa bunun nedeni ” modernleşme’ ’dediğimiz olguyu yanlış anlıyor olmamızdan kaynaklı bozulan aile yapıları, inançlarımızın zayıf olması vs. bir sürü neden sayılabilir.

Kadın meselelerinin ele alındığı hemen her zeminde şiddetin hatırlanması, yanlış törelerden söz edilmesi, eğitim sorunlarının, çalışma hayatında, eğitimde haksız rekabete uğramalarının dile gelmesi bizim için bir yürek yarasıdır. Bunun ifadesi olarak ta iktidarımız döneminde kadının daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilmesi için birçok çalışmaya imza atılmış ve atılmaya da devam edilecektir. Bir kaç tanesine örnek verecek olursak;

– Kadın-Erkek Fırsat eşitliği ilkesi ilk kez anayasaya girdi.

-Kadınların şiddet görmelerini önlemeye yönelik çalışmalar yapıldı. TBMM’de ‘’Töre Namus Cinayetlerini Araştırma Komisyonu’’ ve ‘’Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu’’ kuruldu.

-Ak Parti iktidarı, çalışan emekçi kadınlarımız içinde birçok reformlara imza attı. Kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla belli merkezlerde kendiişlerini kurmak isteyen kadın girişimcilere başlangıç desteği verilerek, daha yüksek oranda kredi kullanmalarının önü açıldı, hazırlanan teşvik paketiyle kadın ve gençlerin sigorta priminin 5 yıl süreyle kademeli olarak devlet tarafından ödenmesine başlanıldı. Organize Sanayi Bölgelerinde çalışan kadın istihdamının arttırılması için organize sanayi bölgelerinde kademeli olarak kreşler açılacaktır.

Sadece bir kurumda değil evde çalışan kadınlarımızın da evde ürettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri gelirler vergiden muaf tutuldu ve ev hizmetlerinde çalışanlar sigorta kapsamına alındı.

-‘’Haydi Kızlar Okula’’ , ‘’Ana Kız Okuldayız’’, ‘’Anne, Baba, Çocuk Eğitimi Projesi’ ’Projeleri i eğitim alanında ki eksiklikler giderilmeye devam ediyor,

– Şiddete uğrayan kadın ve çocuklara danışmanlık hizmeti veren ALO 183 hattı bu dönemde kuruldu.

– Anayasada ve medeni kanunda yapılan değişikliklerle ailenin ve kadının korunmasına yönelik önemli mesafeler alındı.

– Aile Araştırma Kurumu ile Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü”nün resmi statü kazanması iktidarımız döneminde oldu.

Dediğmiz gibi bunlar birkaç örnek çalışma. Biz Ak Parti İktidarı olarak Kadınlarımıza hem her alanda faal olabilecekleri, hem de kadınlıklarını, bir kadın olarak saygınlıklarını yaşayabilecekleri bir ortam hazırlamaya gayret ediyoruz. Bütün bunlar imkânlar varken diğer siyasi partiler tarafından hayata geçirilememiş. Bunun nedeni açık çünkü ülke geleceğini şekillendiren kadınlara daha iyi yaşam sunma noktasında ki, ”biz olsaydık herşey güzel olur du” açıklamaları SAMİMİ değilll… Mesele ortak ise iyi yapana herkes destek vermeli.

Mesnevi’den bir bölümle bitirmek istiyorum yazımı,

Hz. Mevlana Topal Kuşlar hikâyesinde şunları anlatır. Bir gün bir bilge yol kenarında kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı cins kuşa rastlar. Hayli merak eder bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaşamak istemediklerini, nasıl olup da bir yabancıyı kendi kardeşlerine yeğlediklerini. Biri karga, biri leylek… O kadar farklıdır ki kuşlar, ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, kardeşleriyle değil de birbirleriyle uçmayı yeğlediklerine.

Öyle ya, karga dediğin kargalarla uçmalıdır, leylek dediğinse leyleklerle. Yaklaşır ve merakla inceler kuşları. Ta ki her ikisinin de topal olduğunu keşfedinceye kadar. O zaman anlar ki, birlikte kaçar, birlikte uçar, birlikte yaşarlar beklenenlerin yanında tutunamayanlar. O zaman anlar ki, sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır kimilerini birbirine yakın kılar.

Kadın meselesinde hepimizin topal kuşlar olması gerektiğine inanarak, birbirimizden öğrenecek çok fazla şeyimizin olduğunu, ülkemizdeki kültürel ideolojik, siyasi önyargıları bir an evvel yıkmamız gereklidir.

Ne kültürel kimliğimiz, ne manevi dünyamız, ne inanç sistemimiz, ne mukaddes değerlerimiz ne de hukuk sistemimiz şiddeti, cinsiyet ayrımcılığını kabul etmez.

CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Çam: Bütün Dünyada olduğu gibi Ülkemizde her yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır. Bizler emekçi Türk Kadınları olarak, sosyal hayatın her alanında erkeklerle eşit şartlarda yer almak istiyoruz. Maalesef bizi yönetenler ve AKP iktidarı döneminde toplumun kadına bakış açısı olumsuz bir şekil almıştır.

Sultangazi CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Çam

Sadece çalışma hayatında değil, Sosyal alanda da şiddet artmıştır. Ülkemizde kadın cinayetlerinde, okula gönderilmeyen kız çocuklarının sayısında ve çocuk gelinlerin sayısı artış olmuştur.

Türk kadınının Cumhuriyetle birlikte elde ettiği kazanımlar, AKP tarafından erezyona uğratılmıştır.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutluyor Sevgi ve Saygılarımı sunarım…

MHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülay Ay; Kadın sorunlarıyla ilgili yapılan araştırmalar Dünyada yoksulluk içinde yaşayan 1.4 milyar insanın yüzde 70’ini kadınların oluşturduğunu ortaya koyuyor. Dünyanın en yoksul işçilerinin %20 ile %50 arasında daha artmış oluyor. Dünyada açlığını, savaşın, gücün en ağır maliyetini kadınlar ölüyor.

Sultangazi MHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülay Ay

Geleneksel rolleri nedeniyle ne evine ne de işine ait olmayan Türk kadınlarının %39’u fiziksel şiddetle uğruyor. Başka bir ifadeyle her 10 kadından 4’ü eşi veya birlikte olduğu kişi tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyor. Kadınların %44’ü de duygusal şiddet görüyor. Kadınların %23’ü eşlerinin ya da birlikte olduğu kişilerin kendisinin çalışmasına engel yada işten ayrılmasına neden olduğunu belirtiyor.

Ortaya çıkan tablo yürekleri dağılıyor. Her yıl, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü geldiğinde bu ve buna benzer veriler ortaya çıkarılıyor. Çalışma hayatı ce sosyal yaşamdaki kadın profili gözler önüne seriliyor; siyasetten sanata eğitime medyaya kadınların katılımının ne kadar az olduğuna vurgu yapılıyor, gündem böylece geçiştiriliyor.

Bu süreçte istatistikleri verilerden yararlanarak ortaya belli tablo çıkartmak, mevcut hal ve durumu ortaya koymak, gerekli yararlı ve önemli bir çaba olsa da bunun ötesinde kadınların toplumsal hayata tam ve eşit katılımının önündeki engeller nasıl aşılabilir sorusuna ortak bir cevap çözümü hususunda gösterilmesi gerekiyor.

Kadına karşı şiddete yönelik kampanyalar destek verdiğimizi belirterek  başta Şehit Annelerimiz ve tüm Türkiye’nin  8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.

Saadet Partisi İlçe Kadın Kolları Başkanı Sevgi Akpınar: Biz kadını baş tacı eden, Allah’ın kıymetli bir emaneti olarak gören ve inanan bir medeniyetin mensuplarıyız. Dünya milletler tarihine baktığımızda şahit olacağınız gerçek şudur ki; diğer bütün medeniyetler kadını değersizleştirirken İslam medeniyeti kadını yüceltmiş ve haklarını iade ederek koruma altına almıştır.

Sultangazi SP İlçe Kadın Kolları Başkanı Sevgi Akpınar

Ahlak ve maneviyatın zayıflaması tek tek her ferdi nasıl etkilemiş ise kadınlarımızı da maalesef etkilenmiştir. Ahlaki ve manevi eğitimden yoksun bir toplum ne kadının ne annenin ne ailenin ehemmiyetini idrak edememekte ve maddeci bir bakış sergilemektedir. Son zamanlarda gündemden hiç düşmeyen kadın cinayetlerinin, kadına karşı her türlü şiddetin yegâne sebebi budur.

Biz Saadet Partisi Kadın Kolları olarak bu sorunların kat’i çözümünün ahlak ve maneviyatla donatılmış bir eğitim sisteminden geçtiğine inanıyoruz. Merhum Liderimiz Necmettin Erbakan Hocamızın deyimiyle ağacın dallarındaki tozları temizlemek yerine kökü kuvvetlendirmeliyiz. Geçici çözümler bulmaya çalışırken kesin çözüm için de hızla adım atılmalıdır.

Bunun için;

1) Sadece kadının değil bütün toplumun şiddetten korunması amaçlanmalıdır.

2) Şiddet içerikli film-dizi ve çizgi filimler revize edilmelidir.

3) Kanun uygulayıcılar eğitilmeli ve takip edilmelidir.

4) AB uyum yasaları doğrultusunda değiştirilen, kadınların lehine imiş gibi görünen ama aslında aleyhinde olan maddeler değiştirilmelidir.

5) Ceza kanundaki zinanın kaldırılması kadınların mağduriyetini arttırmıştır. Bununla beraber medeni kanunda boşanma sebebi olmaktan çıkarılmadığı için aile temelinden sarsılmaktadır. Zina ceza kanununda yeniden “suç” olarak yer almalıdır.

6) İdare hukuku yönünden de ailenin korunması gerekmektedir.

7) Kadına karşı her türlü ayrımcılığın önüne geçilmelidir.

Bu değerlendirmelerle birlikte vefakâr ve cefakâr kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlar, kimsenin zulmetmediği ve zulme uğramadığı bir dünya temenni ederiz.

 

 

molavitrin emre insaat
Tasarım | Enba