erakoç
Eminhaber.Org
dila
Ana Sayfa MANŞETLER, RÖPORTAJ, SİYASET, ÜST MANŞET 7 Ocak 2018

Taşerona Kadro Düzenlemesi Hakkında Merak Edilen Soruların Cevapları

Taşerona kadro düzenlemesi hakkında akıllarda yer alan soruların bir kısmına Türk-İş’e bağlı Belediye-iş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Muhammet Ceylan’dan cevap geldi.
erakoç

Taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin düzenlemenin KHK’da yayımlanmasıyla birlikte binlerce çalışan alınan karar hakkında akıllarda yer alan sorulara cevap arıyor. Taşeron firmaların tamamen aradan çıkarıldığı yeni sistemin detayları paylaşılsa da akıllarda kalan sorular var. Biz de buna yanıt aramaya çalıştık. Aileleriyle birlikte 5 milyon kişiyi ilgilendiren ‘taşerona kadro’ düzenlemesi hakkında Belediye-iş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Muhammet Ceylan ile bir araya geldik.

Sultangazi Belediyesi eski İşyeri Baş Temsilcisi Ertan Yazıcı ile birlikte ağırladığımız Belediye-iş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Muhammet Ceylan, düzenleme hakkında merak edilenlere cevap verdi. Yılardır mağdur edilen bir kesimin var olduğunu ve bu mağdur kesimin hep dillendirdiği, ısrarla beklediği taşerona kadro düzenlemesinin bir nebzede olsa sıkıntıları giderdiğini ifade eden Ceylan, “Bu karar aslında bizim istediğimiz yönü ile tam anlamıyla bir kadro değil. Biz bu kararı ‘Merkezi bütçeli yerler’ ve ‘Karma bütçeli yerler’ diye iki başlık altında değerlendiriyoruz.

‘Merkezi bütçeli yerler’ diye tabir ettiğimiz bakanlıklarda çalışan arkadaşlarımız direk kadroya geçecekler.  

‘Karma bütçeli yerler’ diye tabir ettiğimiz mahalli idarelerde çalışan arkadaşlarımızın direkmen kadroya geçişleri söz konusu değildir. Buralarda şirketleşme var. Burada çalışan arkadaşlarımız belediyelerin ve il özel idarelerinin bünyesinde kurulacak şirketlere aktarılacaklar. Bundan sonra da aktarıldıkları şirketlerde çalışmaya devam edecekler. Mahalli idarelerde kadro dediğimiz mesele aslında bu. Bu karar tam anlamıyla beklenen bir karar değildi. Ancak geçmişe göre de iyi olacağı kesin. Bir iyileştirme söz konusu olacak. Burada aracı kurumların aradan çıkması, arkadaşlarımızın belediyelerin şirketi de olsa bir iş garantisi olmuş olacak. En son çıkan KHK karar doğrultusunda özellikle belediyelerde herkesi kapsamıyor. Örneğin, temizlik, park bahçe ve onarım işleri bu kapsama dahil edildi. Bunların dışında yol bakım gibi, ulaşım gibi hizmetlerin yapıldığı birimlerde çalışan arkadaşlarımızın bir kısmı malzemeli, araçlı ihalelerin olduğu kamu ihale yasasına göre ne yazık ki kapsam dışında kalmış durumdalar.” Dedi.

OHAL kapsamında KHK kapsamında çıkarılan Taşerona kadro düzenlemesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde müzakere edilmesi gerektiğine vurgu yapan Belediye-iş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Muhammet Ceylan şunları kaydetti;

“Bizce bu kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden oylanarak geçmesi daha doğru olurdu. Meclisten geçmesiyle ile KHK arasında ciddi bir fark var. Aynı kurumda çalışan arkadaşlarımızın kimisi kapsama alındı, kimisi ise kapsam dışı kaldı. Bu hem eşitlik ilkesine karşı, hem de vicdana aykırı bir durum. Bunun OHAL kapsamında KHK ile olmasından dolayı yargıya taşınamıyor. Bu yanlışların da yeni bir KHK ile düzeltilmesi gerekiyor.  Mecliste müzakere edilmiş olsaydı, sendikaların görüşü alınarak yapılmış olsaydı, muhalefet partileri buna katkı sunmuş olsaydı belki şu an yaşadığımız sıkıntılar ya en düşük seviyeye indirildi, ya da tamamen düzeltilmiş olurdu. Şimdi geldiğimiz noktada OHAL kapsamında çıkartılan bir kanun olduğu için şu anda yargıya götürme şansımız yok.

Kamu kuruluşlarında kadro var, belediyelerde şirketlere aktarma var. Meclisten geçmiş olsaydı eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yargıya taşınabilirdi. Bu karar OHAL kapsamında yasalaştığı içinde bunu yargıya taşıyamıyoruz.”

Taşeron işçilere kadro iddiasıyla çıkarılan KHK’yi fırsat bilen kamu idareleri, belediyeler ve taşeron firmalar, yetkileri olmamasına karşın, işçilere kıdem tazminatı da dahil olmak üzere tüm haklarından vazgeçtiklerine ilişkin feragatnameler imzalatmaya çalıştıklarına dikkat çeken Ceylan, KHK’de geçen feragatname işçilerin kıdem tazminatı ve yıllık izin gibi haklarını kapsamadığı gibi, işçilerin böyle bir belgeye imza atma zorunluluğunun da bulunmadığını, bu sorunun da bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi.

Taşerona kadro düzenlemesinin 2019 seçimlerine bir yıl kala çıkarılması kamuoyunda ‘seçim kararı’ olarak yorumlanıyor. Belediye-iş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Muhammet Ceylan’da yapılan bu yorumlara katıldığını belirterek, “Şahsen bunun bir ‘seçim kararı’ olduğu yorumlarına katılıyorum. Seçim zamanlarına yakın hep taşerona kadro dillendirildi. Seçimden sonra ise unutuldu ve ötelendi. 1 yıl sonra ülkemizde ciddi bir seçim olacak. Elbette ki iktidarın görevleri sorunları çözmektir. Sorunları askeriyeye indirmektir. Taşerona kadro’nun KHK ile seçime bir yıl kala yasalaşmasının altında ‘seçim’ yatıyor. Seçimlerde biz mağduriyeti çözdük denilecektir. Ama bu mağduriyetin de en çok yayıldığı dönemde, bu dönem olduğu gözden kaçırılmaması gereken bir başka husustur.” Diye konuştu.

Belediye-iş Sendikası’nın siyasi kimlikle hareket eden bir örgütlenme olmadığını da dile getiren Ceylan, “Biz bir emek örgütüyüz. Bundan dolayı emek eksenli olaylara bakıyoruz. Kendimizi siyasal değil, sınıfsal bir değerlendirmeye tabi tutuyoruz. Bu bağlamda sizin aracılığınızla arkadaşlarıma şu mesajı vermek istiyorum; KHK ile geçişlerinizin sağlandığı yerde eğer yüksek hakem kurulu tarafından en son toplu iş sözleşmesi varsa, geçişte bu uygulanmak suretiyle ücretlerinizde iyileştirme olacak. Sendikasız çalıştırma modeli artık burada tutmaz. Ama bazı idareciler şu anda işgüzarlık yapıyor, işçi arkadaşlarımızı kendilerine yakın oldukları sendikaya üye olmaları yönünde telkinde bulunuyorlar. Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde yetkilinin biri çalışabilecekleri sendikanın da adını vererek, arkadaşlarımızın bu sendikaya geçmeleri yönünde baskı uyguluyor. Belediye-İş sendikası olarak biz Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde 30 yıldır yetkili sendikayız. Yöneticilerin, idarecilerin bu konuda taraf olma hakları yoktur. Ayrıca kadro müracaatında bulunan arkadaşlarımızdan e-devlet şifreleri isteniyor. Arkadaşlarımız kesinlikle ve kesinlikle kimseye e-devlet şifrelerini vermesinler. Bu konuda dikkatli olsunlar. Bu anayasal bir suçtur.” Şeklinde konuştu.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

eminevim
hasaydın