Eminhaber.Org
Ana Sayfa MANŞETLER, ÖZEL HABER, SİYASET, SULTANGAZİ 10 Haziran 2014

“1000 Tane Ceset Torbası Bulundu.” Bu Açıklamayı Sultangazi’de Yaptı

SULTANGAZİ HABER- Sultangazi Belediyesi’nin düzenlediği “Cumhurbaşkanlığı Sürecinde Türkiye” konulu panele iki duayen Gazeteci- Yazar Süleyman Özışık ve Fatih Tezcan katıldı.

 

Sultangazi Belediyesi, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde “Cumhurbaşkanlığı Sürecinde Türkiye” konulu panel düzenledi. Sultangazi Belediyesi Nikah Salonu’nda Murat Aşım moderatörlüğünde düzenlenen panele iki duayen gazeteci Süleyman Özışık ve Fatih Tezcan konuşmacı olarak katıldılar.

 

Sultangazili eğitimcilere yönelik düzenlenen panelde Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Türkiye’deki demokrasi, insan hakları ve siyaset gündemi değerlendirildi. Panele Belediye Başkanı Cahit Altunay, Gençlik Meclisi Başkanı Mustafa Yiğit, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri, eğitimciler ve vatandaşlar katıldı.

 

Panelin açılış konuşmasını yapan Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yerelde de tartışılması ilçemiz için önem arz ediyor. 10 Ağustos ilk turun yapılacağı tarihtir. Eğer o tarihde belirlenmez ise 24 Ağustos’da da ikinci turda Cumhurbaşkanımız artık halk tarafından seçilmiş olacak. Bu Cumhuriyet tarihimizde bir ilk olacak.” dedi.

süleyman özışık fatih tezcan sultangazi panel-1

Gazeteci Fatih Tezcan Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını belirterek, Allah ile aldatan bir paralel yapının olduğu süreçte ülkenin Cumhurbaşkanlığı seçimine gittiğini söyledi. Tezcan, “Yeni bir Türkiye yürüyor, koşuyor ve daha hızlı koşmak istiyor. Türkiye bugün bir paralel fitnenin yanında, asimetrik fitnelerin hemen içinde bir Cumhurbaşkanlığı seçimine gidiyor.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle Türkiye’nin yarı Başkanlık sistemine doğru adım atacağını söyleyen Tezcan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Başkan’ olması gerektiğine vurgu yaptı. Tezcan, “Başbakan Erdoğan kesinlikle Cumhurbaşkanı olmamalıdır. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması tekrar bizi eski Türkiye’ye döndürür. Başbakan Erdoğan Başkan olmalıdır.” diye konuştu.

 

“Cumhurbaşkanlığı Sürecinde Türkiye” panelinde konuşan Gazeteci-Yazar Süleyman Özışık ise Gezi Parkı olaylarına değinerek, Gezi olaylarında bilinmeyenleri ilk defa Sultangazililerle paylaştı.

 

Özışık konuşmasında şunları kaydetti;

 

TAYYİP ERDOĞAN’I ELEŞTİREN GAZETECİYDİM

 

Gezi olaylarından önce Tayyip Erdoğan’ı çok sık eleştiren bir gazeteciydim. Gezi olaylarından bir gün öncede köşemde, ‘Tayyip Bey siz bu üslupla devam ederseniz, evet yaz ayındayız ama önümüz Sonbahar. Sonbahar’ın neyin takip ettiğini hepimiz biliyoruz.’ Yani senin kışın geliyor demiştim.

 

Gezi olaylarının ilk üç günü çok hararetli bir şekilde savundum. 3 gün sonrada gördük ki ağacın altında bir iktidar devirme planı var. Şehir iblisleri sokaklara çıkmış, arka planda ise bazıları vardı. Sokaktaki eylemci Tayyip Erdoğan’ı eleştirirken, arkasındaki planı görmüyordu. Gezi olayları bir oyundu. Ve oyunun önümüzdeki genel seçimlere kadar devam edeceğini dile getirmiştim. 3 gün sonra ise Gezi zekalılar beni Tayyip Erdoğan’cı yaptılar.

 

ÜNİVERSİTELERDE ŞOKE EDEN SINAV SORUSU

 

Gezi olaylarından iki gün önce bazı Üniversitelerde yapılan sınavlarda ‘Tayyip Erdoğan’ın rahatsızlığının adı nedir?’diye soruldu. Doğru cevap ise ‘Diktatörlük’ olarak verildi.

 

Tayyip Erdoğan’ın ‘diktatörlük’ meselesini de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dile getirdi. Önce Padişah dedi. Milletin Padişah kelimesini sevmesinden dolayı, daha sonra diktatör dediler. O diktatör kelimesini 1 yıl boyunca insanların hafızasına yerleştirmeye çalıştılar.

 

Gezi olaylarının başladığı gün üniversitelerde 300 otobüs dolusu öğrenci Taksim’e bırakıldı. Aynı günün bir gün öncesi Koç Üniversitesi’nin yemekhanesinde 30 bin kumanya hazırlandı. Ve Gezi olaylarının başladığı ilk gün 2 tır dolusu alkol Taksim Meydanına çıkarıldı. Ve bugüne kadar dillendirilmeyen birşey. Divan otelinin bodrum katında 1000 tane ceset torbası bulundu. Yani o gün orda çıkacak olan bir çatışma ile 1000 kişinin ölmesi planlandı. Ancak ‘biz hükümeti devirdik’ deyince hepsi birbirinin ayağına bastı ve deşifre oldular. Bundan dolayı bu planları da tutmadı.

süleyman özışık fatih tezcan sultangazi panel

Gezi olaylarında hükümeti deviremediler. 17 Aralık süreci başladı. Gezi eylemcileri ile cemaatin örgüt yapısının el ele verip çoğunluğunu da dış güç destekli olmasından sonra ben o gün Tayyip Erdoğan’ın hedefte olmadığını, aslında Erdoğan’ın arkasında bizlerin hedefte olduğunu görüdüm. Ve dedim ki ben Erdoğan’ı değil kendimi, ülkemi savunuyorum. Ben Türkiye’nin bir Ukrayna ve Mısır olduğunu gördüm. Çocuklarıma iyi bir gelecek için, inançlarımı koruyabilmek için ve bu davaya inandığım için mücadele ediyorum.

 

İlk defa benimle beraber milyonlarca insanın fikrinin, düşüncesinin ve inancının hür bırakıldığını görüyorum. Dolayısıyla ben kendimi, düşüncelerimi ve inancımı savunuyorum. Erdoğan’dan sonra bana bu ülkede yaşam hakkı verilmeyeceği korkusu taşıyorum.

 

Ben cemaati 14 yıl savunan birsiyim. Bugünde savunuyorum. Ben bugün halen cemaatçiyim. Cemaatin yüzde 95’ini çok seviyorum. Ama yüzde 5’ine karşıyım. Yüzde 5 dediğimizde örgüt dediğimiz kesimden oluşuyor.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili yazdıklarımdan sonra hep “yalaka, kaç para aldın ve sende danışman olacaksın” gibi söylemlerle karşı karşıya kaldım. Benim bir duam var. ‘Tayyip Erdoğan’ın savunduğu davaları çok savunuyorum. Kendisiyle Allah bu dünyada tanışmayı bana nasip etmesin” derim. Eğer Başbakan Erdoğan ile tanışırsam, kendisini de çok seversem yanılışını da görmezlikten gelip, doğru ile yanlışı birbirine katabilirim.

 

ERDOĞAN DÜŞERSE KÜRT SORUNU YENİDEN BAŞLAR

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayını belirlediklerini ancak ismini bilmediklerini ifade ediyor. Yine bir televiyon programında kürt sorununu çözeceklerini, ama çözüm maddelerini hatırlamıyor. Erdoğan’ın bu ülke için niye bir şans olduğunu buradan da çıkarabiliriz. Erdoğan’ın düştüğü gün kürt sorunu bu ülkede yeniden başlar.

Yorumlar

Tasarım | Enba