Eminhaber.Org
Ana Sayfa Genel, MANŞETLER, SULTANGAZİ, ÜST MANŞET 18 Temmuz 2017

Beş çocuğumuzu da şehit vermeye hazırız

İşitme engelli Erhan Dündar 15 Temmuz gecesi darbeci askerler tarafından vuruldu. 10 gün komada kalan Dündar 25 Temmuz’da yaşam mücadelesini kaybederek mertebesine ulaştı. Geride kalan gözü yaşlı babası Ramazan Dündar ve annesi İmmihan Dündar oğlundan ayrı geçen bir yılı anlattı.
Beş çocuğumuzu da şehit vermeye hazırız
Ali Baba Halı Yıkama

Dündar ailesinin 5 çocuğundan biri olan Erhan Dündar çocukluğunda geçirdiği ateşli hastalık nedeniyle işitme engelliydi. 15 Temmuz darbe girişimini haber aldığı zaman arkadaşlarıyla birlikte bir kamyonun kasasına binerek Sultangazi Baştabya Kışlasına doğru yol aldı. Kışlaya yakın bir yerde inen Dündar cuntacıların tanklarına karşı kendini siper etti. Kışladan çıkmak isteyen tank yapmış olduğu manevra sonucu Dündar’a çarptı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Dündar, 10 günlük yaşam mücadelesini kaybederek şehit oldu. Aradan bir yıl geçmesine rağmen acılarının hiç azalmadığını söyleyen şehit annesi İmmihan Dündar, “En son Galatasaray forması giymişti. Çantasında bıraktığı gibi saklıyorum. Her gün koklayıp sanki oğluma sarılır gibi sarılıyorum” dedi.

BİR AN OLSUN AKLIMDAN ÇIKMIYOR

Bir çocuğunu vatan için toprağa verdiğini söyleyen şehit annesi Dündar, “Oğlumsuz bir yıl geçti. Ancak onu siz bir de anne yüreğine sorun. Sanki dün görüşmüşüz gibi hissediyorum. Sanki oğluma dün dokunmuşum gibi geliyor. Bir an olsun aklımızdan çıkmıyor. Dündar ailesi bu vatan için bir değil beş çocuğunu da şehit vermeye hazır. Bunu herkes böyle bilsin. Şehit olmadan önce bayram için yeni ayakkabı almıştı. Onları da giyemeden şehit düştü. 21 yaşında gencecik bir çocuktu. Ne istediler benim yavrumdan. Oğlum onlara ne yaptı da şehit oldu. Vatanı için mücadele etti biz bu gururla bir ömür yaşayacağız” diye konuştu.

GURURLA SÖYLÜYORUM: ŞEHİT BABASIYIM

15 Temmuz gecesi Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay’ın mesajı üzerine Sultangazi Merkez Camii’ne gittiğini söyleyen şehit babası Ramazan Dündar, “Belediye başkanımızın çağrısı üzerine merkez camiine gitmek üzere evden ayrıldık. Birkaç saat sonra oğlumun yaralandığını ve Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldığını öğrendim. Oğlum yüzde 30 oranında işitme engeli bulunuyordu. Hastaneye gittiğimde oğlum yoğun bakımdaydı. 10 gün boyunca komada kaldıktan sonra hayatını kaybetti ve şehit oldu. Bize onur ve gurur bırakarak bu dünyadan ayrıldı. Ben artık bir şehit babasıyım. Bunu da gururla söylüyorum” dedi.
erhadündar
HAYALİ ARABA SAHİBİ OLMAKTI

Oğlunun en büyük hayalinin araba sahibi olmak olduğunu söyleyen Dündar, “Hep bir araması olmasını isterdi. Bunun için uzun yıllardan beri çalışıp para biriktiriyordu. Baba bir gün araba alacağım en büyük hayalim bu derdi bana. Ancak 15 Temmuz hain darbe girişimi ile birlikte oğlumun bu hayali de yarım kalmış oldu. Nasip değilmiş araba alması” dedi.

GÜLMEYİ UNUTTUK

Her gün oğluyla birlikte işe gittiklerini söyleye Dündar, “Bir yıldır oğlumla çocukluğundan beri oğlumla birlikte yürüdüğüm yolları şimdi ayrı yürüyorum. Attığım her adımda oğlumla işe giderken ve işten dönerken ettiğimiz sohbetler aklıma geliyor. İşitme engeli olduğu için bazen konuştuklarımı anlamazdı. Farklı bir cevap verirdi başlardık gülmeye. Bir yıldır oğlumdan ayrı yürüyorum. Artık gülmeyi de unuttuk” şeklinde konuştu.

ACIMIZI İDAM HAFİFLETİR

Silivri Ceza İnfaz Kurumu başta olma üzere yargılanan tüm FETÖ’cü hainlerin şehit aileleriyle dalga geçtiğini söyleyen Dündar, “Başta Cumhurbaşkanvımız olmak üzere tüm yetkililere bu tiyatronun biran önce sona erdirilmesini istiyorum. Onlar tıraşlarını olmuş güzel takım elbiselerini giyip duruşma salonlarına geliyorlar. Üstüne üstün bize bakıp pis pis gülüyorlar. Şehit aileleri acılarını dün günü hatırlarken onlar hangi cesaretle bu katar rahat davranıyorlar. Hainler biran önce cezalarını çekmelidir. Onların ceza çekmediği her gün bizim acımız da katlanıyor. Yüzümüzü güldürmek istiyorlarsa bütün FETÖ’cüleri idam etsinler. Ancak acımız bu şekilde hafifler” dedi.

Kaynak: Yeni Şafak

Tasarım | Enba