Eminhaber.Org
Ana Sayfa ARNAVUTKÖY, EKONOMİ, Genel, MANŞETLER, RÖPORTAJ, ÜST MANŞET 10 Haziran 2020

Engin Bulut; “Bu salgında vatandaşın katkısı olmazsa olmaz”

Ali Baba Halı Yıkama

Arnavutköy İlçe Sağlık Müdürü Engin Bulut, Coronavirüs’e karşı önlemlerin ne şekilde alındığı ve hastalara nasıl ulaşıldığını Emin Haber’e anlattı. Bulut; “Böylesi bir hastalığın tek başına ne sağlık bakanlığı ne de bizlerin yani sağlıkçıların verebileceği bir karar değil, vatandaşın katkısı olmazsa olmaz” dedi.

Tuğçe HUY: Emin HABER/ ARNAVUTKÖY… İlçe Sağlık Müdürlüğü olarak Sağlık Bakanlığı ile ortak hareket ettiklerini belirten Engin Bulut, sorularımızı yanıtladı;

KISA SÜREDE BU İŞİ TEMİZLEYECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM

Bu hafta sonu yaşananlara baktığımızda sizce fazla normalleşme normal mi?

“Sıkıldılar mı diyelim, bunaldılar mı diyelim bilemiyorum. Sıcak havalar da etkili tabi. Biliyorsunuz ki hava yoluyla bulaşan, çok hızlı yayılan bir hastalık. Kontrolün sağlanması, kontrol altına alınması tek başına ne sağlık bakanlığının ne de bizlerin yani sağlık çalışanları olarak tek başımıza yapılabilecek bir şey değil. Vatandaşın katkısı olmazsa olmaz. Sosyal mesafeye uyma, hijyen kurallarına uymak bunlar çok önemli. Vatandaşlarımızın bu konuda uyumlu olması durumunda kısa sürede bu işi tamamen temizleyeceğiz gibi düşünüyorum ki buna göre de yaptığımız çalışmalarla diğer ülkelere göre çok daha iyi durumdayız. İnşallah en kısa sürede temizleyeceğimize inanıyorum” dedi.

BAŞARILI OLMANIN EN BÜYÜK ANAHTARLARINDAN BİRİ OLAN ‘FİLYASYON’ ÇALIŞMASI

“Restoran ve kafelerde istenilen hijyen kuralarına sonuna kadar uymamıza rağmen vatandaşlar işletmelerimize şüpheyle yaklaşıyor. Ancak dışarıda aynı şüphe duygusu yok” diyen esnaflar haber sitemize konuyla alakalı birçok serzenişte bulundu. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

“Bence bu doğru bir bakış açısı değil, esnafların serzenişte bulunmalarını haklı karşılayabiliriz, ancak söylem doğru değil. Aynı yaptırımlar vatandaş içinde geçerli. Var gücümüzle vatandaşları bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Örneğin; başarılı olmanın en büyük anahtarından biri Filyasyon çalışmasıdır. Bu çalışmalar da hala devam ediyor. Bakanlığın geliştirdiği bir yazılım var, FİTAS diye “Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi”.

VAKA TESPİT SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?

“Sahada 25 tane ekibimiz var. Bu ekipler şu şekilde oluşturuluyor; bir doktor, bir yardımcı sağlık personeli ve birde araç sürücüsünden oluşuyor. FİTAS dediğimiz şey, o gün pozitif olan hastaların bilgileri otomatik olarak sisteme düşüyor. Görev alan oradaki ekiplerden bir tanesi o vatandaşı üzerine alıyor; hastayla iletişime geçiyor, ev ziyareti yapıyor, pozitif vakanın kimlerle temas ettiği, hane halkı nerede yaşıyorsa evinde yakın temaslı olarak bir arada bulunduğu kişilerin semptom sorgulaması yapılıyor. Ayrıca kişinin bir seyahat öyküsü var mı? Yakın temasta bulunmuştur, işte taksiye binmiştir, minibüste seyahat etmiştir gibi. Yakın temas konusunda ayrıca, çalışıyorsa iş yeri çalışanları, beraber çalıştığı iş arkadaşları ile ilgili Filyasyon çalışması yapılıyor. Aynı zamanda gerek görülenlerden de numune alınıyor ve onlara da test yapılıyor”

‘TOPLU YAPILAN GİZLİ İFTAR DUYUMLARI ALDIK’

Sosyal ve kültürel yapının aynı zamanda virüsün yayılması konusunda bir etken olduğunu belirten İlçe Sağlık Müdürü Engin Bulut, konuya dair örnekler verdi;

“Hasta ziyaretleri, asker uğurlamaları, bayram ziyaretleri gibi bizim vatandaşlarımıza has bir takım davranış modelleri var. Bunlar etkiliyor maalesef. Bir arada bulunulmaması gerekiyor. Sayın bakanımızın uyarıları, biraz dikkate alınmalı diye düşünüyorum. Ama maalesef münferitte olsa bazı olaylar yaşanabiliyor. Medyadan da takip ediyorsunuz ki hasta ziyareti sonucu birçok vatandaşta virüsün pozitif çıkma olayları, yine aldığımız duyumlara göre Arnavutköy’de toplu iftarlar, ‘gizli’ bunlarda yayılmada etken tabi. Birde Arnavutköy’ün şu özelliği var; evet bir site hayatı yok, bu ciddi bir avantaj, biliyorsunuz ki site hayatında ortak kullanım alanları, asansörler, merdiven boşlukları vesaire alanlar. Arnavutköy biraz daha müstakil yaşantının olduğu bir yer ama daha çok Anadolu’dan göç etmiş insanların yaşadığı yer toplu yaşamın yani çekirdek aileden daha geniş aile yapısına sahip olmasının da etkisi var”

SAĞLIK BAKANI VE CUMHURBAŞKANININ TELKİNLERİNE UYULMALI

Vaka sayısının sıfıra düşmesi için hem Cumhurbaşkanının hem de Sağlık Bakanı’nın ve ilçe sağlık müdürlüğü olarak sağlık çalışanlarının telkinlerini vatandaşlar ciddiye almalı diyen Bulut, ardından şunları kaydetti;  “Sosyal mesafeye ve kişisel izolasyona ve hijyene dikkat etsinler ve kurallara uysunlar. Bizlerde zaten elimizden geleni yapıyoruz. Allah’ın izniyle çok kısa zamanda vaka sayısını inşallah sıfıra indireceğiz” diyerek cümlelerini sonlandırdı.

ARNAVUTKÖYLÜLER NE DEDİ?

İlçe Sağlık Müdürü Engin Bulut’la yaptığımız röportajın ardından vatandaşlarla da söyleşi yaptık. Arnavutköylüler, coronavirüsü’n yarattığı koşulları ve alınan önlemleri değerlendirdi.

Cesim Sefil; “Sokağa çıkma konusunda endişelerimiz var, çok fazla kalabalık oluyor. Genelde marketler, fırınlar. Bu konuda zor durumdayız. Özellikle benim gibi yaşı ileri olanlar. Dışarıdan kendimizi korumak zorundayız. Elimizden geldiğince mesafemizi koruyoruz, birde toplu taşıma araçlarına binmeye korkuyoruz. Dün Eminönü otobüsüne bindim. Çok büyük sıkıntı var”

Alınan tedbirleri yeterli buluyor musunuz? “Ekonomik anlamda yeterli bulmuyorum. Bu virüs böyle devam ederse Türkiye Ekonomisi’ne büyük zarar verecek. Her konuda; marketlerden, restoran ve kafeler açısından büyük sıkıntılar olacağını düşünüyorum. Bunlara bakarsak eğer Arnavutköy’ün virüs anlamda güvenliğini orta seviyede buluyorum”

POLİS YAKALARSA CEZA YAZACAK AMA YİNEDE ÇIKIYORUM

Naim Sezer; “Sokağa çıkma konusunda pek endişem yok. Çıkıyorum dışarıya ara sıra. Polis’te yakalarsa ceza yazar ama yine de çıktım. Ben 66 yaşındayım. Piyasaya’da fazla dışarda olamadık, olduğumuz günler biraz tedirginlik yaşıyorum ama gördüğümüz kadar güzel geçti. Alınan tedbirleri beğeniyorum. Ben burada bir buçuk senedir oturuyorum ama ben kendim güvenli görüyorum. En azından benim pek sıkıntım yok”

Lokman Akman; “Sokağa çıkma konusunda hiçbir endişe yaşamadım. Haberlerde veya televizyonlarda söylenenlerle hiçbir alakası yok. Hiçbir yardım vesaire. Arnavutköy de son derece güvenli buluyorum. Orman var, temiz hava var”

YEDİKLERİ ARTIKLARI, ÇÖPLERİ DAĞA-TAŞA ATIYORLAR

Yıldırım Yaşar ve Aysel Yaşar çifti ise izlenimlerini şu sözlerle anlattı; “Şuan olsun geçmişte olsun sokaklarda bir endişe görmedim, görmüyorum. Bu nedenle yasaklı günlerde de hiç içeri girmedik. Hep dışarıdaydık. Yapılan çalışmalarda da yeteri özveri yok gibi aynı zamanda halkımızda kendini bıraktı gibi çünkü hafta sonu neler oldu herkes gördü, piknik alanları sahiller herkes iç içeydi ve buda yetmezmiş gibi arkalarında çöp yığınları bırakıyorlar. Bizim insanlarımız pisliği de seviyor kardeşim. Hayvanlar bile bizim insanlarımızdan daha temiz bence, af edersiniz bir köpek bile bir tuvaletini yaptığı zaman üstüne toprak atıyor. Bizimkilerde yedikleri artıkları, çöpleri dağ-taşa dağıtıyor”

Aysel Yaşar; “Buralar çok kalabalık bu nedenle merkez virüs açısından güvenli değil, Hadımköy, Bolluca gibi beldelere gittikçe daha sakin olduğu için oralar daha güvenli”

HERKES KENDİ EVİNDE BİR POLİS-JANDARMA OLMASI LAZIM

Mehmet Behiçmi; “Korkudan dışarı çıkamıyoruz. Bende yaş yasağı yok ama çoğu zaman işim olmadığı zamanlarda çıkmıyorum. Aşağıda oturuyorum ben. Bugün biraz işim olduğu için dışarı çıktım. Bizler toplum olarak ne kadar uzak olursak birbirimize daha yardımcı oluruz. Devlet’e de yardımcı oluruz. Biz her şeyi devletten bekliyoruz, aslında beklenmez herkes taşın altına elini koymalı diye düşünüyorum. Ayrıca dünyaya baktığımızda Türkiye bir numara, sağlık hizmeti açısından yeterli görüyorum. Çok yol kat ettiler, onlarla gurur duyuyorum bir vatandaş olarak. İşte bu nedenle kendi yaşadığımız yeri güvenli buluyorum.

Bir aile büyüğü olarak herkes kendi evinde bir polis, bir jandarma olması lazım. Çünkü her şey bizde bitiyor. Anlayış olduğu zaman her şey çok daha iyi gider ama bazı yerlerde de yetersiz bir anlayış var. Ben kendi adıma lüzumsuz dışarı çıkmıyorum, boş boş dolaşmıyorum, önemli bir işim olursa ancak tıpkı bugün olduğu gibi dışarı çıkıyorum”

BİR BOŞVERMİŞLİK VAR

Sevdenur Zorlu; “Bu aralar özellikle insanlar normal hayata sanki biraz fala geçtiler gibi yani abarttılar. Tedbir ve alınan önlemler konusunda açıkçası ellerinden geleni yaptıklarını düşünüyorum. Burada insanlarımız tedbirleri yerine getirmiyorlar. Üzerlerine düşeni tam anlamıyla yaptıklarını düşünmüyorum. Bazı kısım insanlar yapıyor tamam, o konuda gerçekten bir şey diyemem ama bazıları ise hiçbir şey yokmuş gibi, hadi kendilerini geçtim diğer vatandaşların yaşamlarını tehlikeye atıyorlar. İşte bu nedenle Arnavutköy’ü hiç güvenli bulmuyorum. Özellikle havaalanı da burada olduğu için hem daha kalabalık, hem de bir boş vermişlik var”

molavitrin

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.