Eminhaber.Org
Ana Sayfa ARNAVUTKÖY, Genel, MANŞETLER, RÖPORTAJ, ÜST MANŞET 15 Haziran 2020

İsmail Yaşar; ‘Ya herkes Müdür ya herkes İşçi, ara eleman bulamıyoruz’

Coronavirüsü’n hem Dünya, hem Türkiye ve hem de Arnavutköy’de yarattığı ekonomik koşulları işsizlik ve istihdam açısından ele alan Arnavutköy Belediyesi İYİ Parti Meclis Üyesi ve İş İnsanı İsmail Yaşar; “Artık yeni düzene alışmak zorundayız, bu dönemden sonra Dijitalleşme ön planda olacaktır. İnternet ve dijitalleşme konusunda üniversitelerimizin de aksiyon alması ve yeni bölümlerin açılması lazım; e-Ticaret, e-İhracat gibi bütün ‘e’leri öğrenmemiz lazım” dedi.
İsmail Yaşar; ‘Ya herkes Müdür ya herkes İşçi, ara eleman bulamıyoruz’
Ali Baba Halı Yıkama

Coronavirüsü’n hem Dünya, hem Türkiye ve hem de Arnavutköy’de yarattığı ekonomik koşulları işsizlik ve istihdam açısından ele alan Arnavutköy Belediyesi İYİ Parti Meclis Üyesi ve İş İnsanı İsmail Yaşar; “Artık yeni düzene alışmak zorundayız,  bu dönemden sonra Dijitalleşme ön planda olacaktır. İnternet ve dijitalleşme konusunda üniversitelerimizin de aksiyon alması ve yeni bölümlerin açılması lazım; e-Ticaret, e-İhracat gibi bütün ‘e’leri öğrenmemiz lazım” dedi.

Arnavutköy’de İşsizliğin nedenlerini üç ana başlığa ayıran İsmail Yaşar, sözlerine şöyle başladı;  “Arnavutköy’ün istihdam açısından bulunduğu yeri belirleyen en büyük etkenleri üç ana konuya bölebiliriz. Bunlardan ilki tüm dünyada etkili olan ve salgın nedeniyle oluşan olumsuz ekonomik koşullardan kaynaklanan sıkıntılar. İkincisi, Türkiye’nin ortak problemi olan eğitimden kaynaklanan işsizlik problemi ve üçüncüsü ise Arnavutköy’ün sanayi merkezi Hadımköy’le olan yol problemi. Bunlardan üçü de Arnavutköy deki işsizlik ve istihdam problemini gözler önüne seriyor” diyerek sözlerine şöyle devam eti.

DÜNYA ŞUAN ‘OLASILIKSIZ’ BİR DURUMUN ETKİSİNDE

Üç ana başlıktan ilki olan ve dünyayı hızla etkisi altına alan Pandemi krizinin etkilerini özellikle ABD’nin kolay kolay atlatamayacağından bahseden Yaşar, durumu şu sözlerle açıkladı. “Dünü konuşarak hiçbir yere varamayız, şimdi geleceği konuşma ve şekillenme zamanı. Coronavirüsü nedeniyle dünya şuan da olasılıksız bir durumun etkisinde kaldı. Dünyada bu virüsün ortay çıkması ‘olasılıksız bir olaydır’. Kim derdi ki Aralık ayında böyle bir virüsün ortaya çıkacağını. Şimdi önemli olan Coronadan sonra ki süreç!

Dünyada ki bütün örgütler, kuruluşlar yani kastım; Avrupa Birliği (AB) gibi Dünya Sağlık Örgütü gibi bu kurumlardır. Bu arkadaşları gördük ve edindik ki Coronavirüse karşı yetersiz kaldı, zamanında aksiyon alamadı. İşte bu nedenle insanoğlu bugün acı çekiyor. Evet! bu salgın her şeyi yani hemen hemen bütün alanları etkiledi, bunlardan biri de ticaret. Biliyorsunuz ki maske savaşları, dezenfektan savaşları ortaya çıktı. Bir ülkeden bir ülkeye tırlarla maskeler giderken, geçtiği ülke mallara el koydu. Biz bunları yaşadık. Mesela bizim ülkemizde de yurtdışına tıbbi ürün çıkışı yasaklandı. Tabi birde resmin büyük kısmına baktığımızda tüm dünyada salgının olumsuz etkileri nedeniyle sorgulanacak ilk ülke ABD olacaktır. Yukarıda saydığımız kurum ve kuruluşlara etki eden Amerika’ydı. Bahsettiğimiz tepki de şu nedenle olacaktır, dünyada birçok olaya, duruma ve kurumlara hatta devletlere müdahale edebilen bir güç olarak yani dünyanın Süper Gücü olma iddiası vardı. Şimdi durumlar değişti”

‘BÜTÜN ‘E-’LERİ ÖĞRENMEMİZ LAZIM’

E- ticaret ve e- ihracat gibi alanların üniversitelerde okutulması gerektiğinden bahseden Yaşar, bu dönemden sonra dijitalleşmenin öneminin artacağını belirterek sözlerine şunları ekledi; “Artık her yönüyle yeni düzene alışmak zorundayız. Benim tahminim bu dönemden sonra Dijitalleşme ön planda olacaktır. İnternet ve dijitalleşme konusunda üniversitelerimizin de aksiyon alması ve yeni bölümlerin açılması lazım; e-Ticaret, e-İhracat gibi bütün ‘e’leri hem öğrenmemiz hem de öğretmemiz lazım. Çünkü en yeni alanlar ve gelecek vaat eden alanlar bunlar. Bu salgın süreciyle beraber ticaret, dijital ortama taşındı”

HADIMKÖY’DEKİ YOL SIKINTISI İŞSİZLİĞE NEDEN OLAN BİR FAKTÖR

Arnavutköy’ü istihdam açısından değerlendiren Yaşar, Arnavutköy’ün en büyük şansının sınırları içerisinde çok fazla kurum ve kuruluşu barındırması olduğunu söyleyerek şöyle devam etti; “Bütün devler burada yatırım yaptı ve yapmaya da devam ediyor. Ancak istihdam konusunda Arnavutköylü gençlerin şanslı olduğu düşünülse de durum pek öyle değil. Sorun şudur ki; Hadımköy ve Arnavutköy arasındaki ulaşım sorunu halledilmediği sürece Arnavutköy’deki gençlerimizin buralardaki kurumlarda çalışma olasılığı maalesef çok düşük. Çünkü çok ters kalıyor. Bir araştırma yapabilirsiniz, Hadımköy civarında ki işletmelerin %80 ila %90’ında ne Hadımköylü, ne de Arnavutköy’ün merkezinden gelip çalışabilen gençler çok kısıtlı sayıda. İşte böyle inanılmaz bir sıkıntı var burada, yani değil Arnavutköy, Hadımköy’den dahi çalışan bulabilmek, yol sıkıntısından dolayı çok zorlaşıyor. Tabi konuyla alakalı Arnavutköy Belediyesi’ne önerilerimiz oldu. Özellikle Hadımköy-Arnavutköy arasındaki bu yolun daha bir stable hale getirilip daha mümkün olması gerektiği şeklinde açıklamalarımızı yaptık. Ancak ne yazık ki belediyeden bize gelen cevap ‘yeterli olduğu’ yönünde oldu.

‘BURADA SIKINTIYI BİREBİR YAŞIYORUZ’

Mesela Hadımköy’de okuyup, Arnavutköy’den Hadımköy’e gelip-giden çocuklara da ben çok rastlıyorum. Onlar gidecek araba dahi bulamıyorlar. Ulaşım bu bölgede büyük sıkıntı. Hepsi otostop yapıyor, kaç tanesini aldım merkeze götürdüm mesela, birebir sordum onlarda ‘bizim için büyük sıkıntı, gelip gidemiyoruz’ diyorlar. Bizim belediye yetkililerine her müracaatımızda bize verilen cevap yeterli olduğu yönünde oluyor. Ama olmuyor işte bizler burada sıkıntıyı hep birebir yaşıyoruz ve görüyoruz. Birde işin içine girip buradaki fabrikaları bir gezip tozduğunuz zaman Arnavutköy’den çalışan sayısının ne kadar az olduğunu göreceksiniz. Çalışan işçilerin neredeyse hepsi İstanbul’dan geliyor; Bakırköy’den, Zeytinburnu’ndan, Beylikdüzü’nden geliyor. Buradaki fabrikaların hepsinde 2-3 tane servis arabası var. Bir tanesi otobandan geliyor, Mahmutbey tarafından, toplayıp geliyorlar. Bir tanesi de Beylikdüzü E-5’ten toplayıp getiriyor, yani servis araçlarının da Arnavutköy’den kalkması için öncelikle bir talep olması lazım. Olmayınca serviste 1 kişi- 2 kişi içinde servis gönderilmiyor”

‘TEKSTİL SEKTÖRÜ %50 AZALMA İLE 2021’İN KIŞINA KADAR DEVAM EDECEK’

Pandemi’den dolayı aksayan iş saatleri ve işsizlik ödeneği konusunda da açıklamalarda bulunan Yaşar; “Salgın süresince çalışıyoruz ve çalıştık, biz de bu konuda bir istihdam kaybı olmadı. İşten çıkarma da olmadı. Ancak mesela özellikle bizim iş yaptığımız firmaların birçoğu işten çıkarma yaptı. Özellikle tekstil sektörü şuanda iyi durumda değil, 2021’in sonunda tekstil sektörü %50 azalmayla çalışacağını tahmin ediyoruz, neden değiniyorum buna oda şu; Pandemi’nin başladığı dönemde tekstil sektöründe yazlık ürünler kışın, kışlık ürünler de yazın üretilir. Bu kuraldır, şimdi Aralık ayında geçen sene yazın üretilen kışlıklar bu sene satılacaktı. Ancak Şubatta Pandemi krizi patlayınca, ürünler satılamadı. İnsanlar ürünleri ne zaman satın alır? Birçoğu Şubat ayında %50 indirimlere girince satın almaya başlanıyordu kışlık ürünleri. İşte o arada salgın başlayınca evden çıkma yasakları nedeniyle kışlık ürünler satılamadı. Birçok tekstil firmasının ürünleri depolarda kaldı. Şimdi de yaz geldi. Yazlık ürünler de bir önce ki dönem üretilmişti zaten şimdi onlar piyasaya çıktı ve şuanda hala salgın devam ediyor. AVM’ler ya kapalı ya da yarı zamanlı çalışıyor. Bu nedenle kimse gidip bir t-şort, gömlek falan almıyor-alamıyor şuanda alsa bile internetten satın alıyor. Öncesinde bahsetmiştim dijital dönüşüm diye. İşte bütün bunlara bakınca bu arkadaşlar bu yaz %50 satacaklar. Yazlık ürünlerini ve kalan yazlık ürünler yine stoklanacak bunları da 2021 yazında çıkaracaklar bu sene satılmayan kışlık ürünler de 2021’in kışında satılacak, o yüzden tekstil sektörü %50 azalma ile 2021’in kışına kadar devam edecek. İşte istihdam etme konusuna bu açıdan da bakabiliriz. İstihdam yaratma ve işsiz kalma durumları salgın nedeniyle bu dönemde daha fazla görünse de işsiz kalma ya da iş bulamama konularında bir örnek daha mevcut oda ‘Eğitim” diyerek eğitimin gençler üzerindeki önemini ve iyi eğitim alamamanın işsizlik konusunda önemli bir rol oynadığını belirten Yaşar, sözlerine şöyle devam etti;

 ‘İŞSİZLİĞE NEDEN OLAN BAŞKA BİR FAKTÖR İSE ‘EĞİTİM’ SORUNU’

“Gençlerimiz maalesef iyi eğitim alamıyorlar. Şimdi bana geliyor Üniversite mezunu arkadaşlar, yani ne iş vereceğimi şaşırıyorum. Tamam üniversiteden mezun oluyorsun, buraya kadar bir sıkıntı yok, ancak gençlerimizde donanım yok donanım! Hani ara eleman dediğimiz eleman var ya onu bulamıyorsun. Ya herkes müdür, ya işçi, ara elemanı bulmakta sıkıntı çekiyoruz. Özellikle bir de gençlerimiz kendilerini donanımsal olarak yetiştirmiyorlar. Belli bir alana yönelmiyorlar ve kendilerini de yetiştirmiyorlar. Oysaki bir şirket ne ister? Donanımlı insan ister. Nedir donanımlı insan? Sayıyorum; yabancı dil bilsin, Word-Excel bilsin. Soruyorum diyorum Word-Excel biliyor musun diye evet biliyorum diyor. Ancak benim annemin babamın bildiği kadar biliyor. Evet! orada bir Word-Excel var ama kişide bu programa dair bir bilgi yok. Aslında kimse Word-Excel deyip geçmesin Bu programlar çok büyük bir kavram, şimdi bir Excel’i tam anlamıyla öğrenmek için 6 ay kurs almalısınız. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum.

BAŞARILI OLMANIN ANAHTARI, KENDİNİ GELİŞTİRMEK

Ondan sonra E-Ticaret, E-İhracat dediğimiz yurt dışıyla olan ödeme şekillerin hepsini öğrenmeleri gerekiyor ki başarılı olabilsinler. Yoksa çok zor başarılı olmaları bunları bilmeden. Yani işsizliğin en büyük nedenlerinden biride ‘eğitim’ olarak karşımıza çıkıyor. Bir insan kendini geliştiriyorsa eğitimli olmalı. Örneğin bu bahsettiğim kriterlere uygun biri olsun, benim kapım her zaman açık”

molavitrin
Tasarım | Enba