h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Bitcoin %
34 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Sedat Peker’den O İddialara Cevap

MHP’ye yakınlığıyla bilinen Ortadoğu gazetesi yazarı Yıldıray Çiçek, haddini aşarak bir süre önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın MİT’e “MHP’yi karıştırın” talimatı verdiği iddialarıyla ilgili kaleme aldığı yazısında, Sedat Peker’in de bu işin içinde olduğunu söylemişti.

 

İddialara Facebook sayfasından yanıt veren Sedat Peker, “Kendi gazetelerinde yazı yazan bir köşe yazarı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın emriyle MİT’in, MHP’yi karıştırmak için sistemli bir şekilde çalışma yaptığını, benim de bu çalışmanın bir parçası olduğumu belirtmiş. Şahsımdan bahsederken de mafya, ya da örgüt olarak anılan bir kişi demiş.” ifadelerini kullandı ve “Bana mafya yakıştırması yapan bu arkadaşın, öncelikle MHP üst yönetimine yani Şefkat Çetin ve saz heyetine bakması bence daha uygun olurdu.” dedi.

 

İddiaları MHP’nin “beceriksizliklerini” örtme çabası olarak yorumlayan Peker,”Alışveriş yaptığınız bakkalı kasabı, eşinizi dostunuzu akrabanızı, delege yazdırıp, sonra da seçime giderek, adil davrandığınızı söyleyerek parti içi demokrasiyi işletiyoruz diyeceksiniz.” dedi.

 

Çiçek’e cevap veren Sedat Peker, MHP üst yönetiminden Şefkat Çetin ve arkadaşları ile ilgili iddiaları gündeme getirdi ve “Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını koyarak kendilerinin dışında tavır belirlediği için Sadi Somuncuoğlu Ağabeyi ve koruma polisini dövdüren onlar değil miydi? Genel merkezin belirlediği il/ilçe başkanlarına karşı rakip olarak çıkan gerçek ülkücüleri dövdürenler, aile fertlerine zarar veririz diye tehdit ederek korkutanlar bunlar değil miydi? İşin en komik yanı ise tahsilatçılık ve suç örgütü kurmaktan gözaltına alınan Şefkat Çetin değil miydi? Yahut her açıklamada diğer partilere oy verenleri bencillikle, hainlikle suçlayarak toplumun üzerinde baskı oluşturmaya çalışan acaba kendileri yani Şefkat Çetin ve saz heyeti değil midir?” diye yazdı.

 

BANA MAFYA DİYENLER…

 

Yazdıklarının bu kişilerin yaptıklarının “sadece yüzde biri” olduğunu belirten Peker, “tüm bunları yapan insanların himayesinde ve onların lehinde yazı yazan gazetecilerin şahsımdan bahsederken mafya olarak anılan kişi diye bahsetmesi acaba ne kadar gerçekçi ve ne kadar vicdanlı bir davranış biçimidir. Bunu sizlerin takdirine bırakırım.” dedi.

 

Peker’in yazısı şöyle devam ediyor:

 

“Bu arkadaşlarla uğraşmayayım diye ne kadar mücadele etsem de bu şahıslar cenazedeki çelengimin üzerinden ismimi sökmeleriyle başlattıkları tahrik hareketine maalesef ki devam etmekteler.

 

MHP üst yönetimine muhalefet yapan bütün herkesi bir anda MİT ajanı konumuna düşürecek bir açıklama yaparak, kendilerinin başarısızlıklarını, beceriksizliklerini ve de yeteneksizliklerini kapatacaklarını zannediyorlar. Madem öyle eğri oturup doğru konuşalım. Şu an MHP’nin ikinci adamı olan Şefkat Çetin ve diğer bazı önemli parti yetkilileri için Başbuğ Alparslan Türkeş’in MİT ajanı diye bahsettiğini kendi kulaklarıyla duyan birçok insan olduğunun gerçeği ortada durmaktadır.

 

MİT’İN MHP’YE YAKINLIĞI SIR DEĞİLDİR

 

Ayrıca MİT kadrolarının eskiden beri MHP’ye ve fikriyatına yakın olduğunu bütün herkes bilir. (Bu bir sır değildir.)

 

Ak Parti, MİT müsteşarını ve bazı MİT üst yöneticilerini kendisi getirmiş olabilir. Ancak bürokrasiyi tanıyan herkesin bileceği üzere üst kadrolar bu tip kuruluşlara asla tam anlamıyla hâkim olamazlar.

 

Eğer ki ben MİT’in organizasyonu ile MHP’yi karıştırıyorsam, şahsımın da bir MİT görevlisi olması gerekmez mi? Hakkımda hiç şikâyet olmadığı halde sadece cenazelere, düğünlere ve de çocuklarımın okuluna gitmek için evden çıktığım gerçeği ortadayken, bazı MİT yetkililerinin benim hakkımda dosya hazırlamaları için savcılığa, jandarmaya, polise neden baskı yaptığı gerçeği bence incelenmeye muhtaç bir durumdur.

 

BU HİKAYE BECERİKSİZLİKLERİ ÖRTEMEYECEKTİR

 

MHP üst yönetimi en iyi yaptığı işi tekrar yapmaktadır. Yani cambaza bak oyununu sergilemektedir. Kendilerine muhalefet yapanları önce MİT ajanı diye etiketlemeye çalışıp, gerçeğinde ise MİT’te veya polisteki bağlantılarıyla muhalifleri ve farklı düşünenleri yok etmeye çalışmaktadırlar.

 

Seçimlerden önce, özgür kalmak ve de Ak Parti’den ihale almak amacıyla MHP üst yönetimiyle uğraştığımı yazıyorlardı. Bu söylemler halk nezdinde tutmayınca şimdide kafaları karıştırmak için sözde MİT’e çalışarak MHP’yi karıştırmakla suçluyorlar. İnanın bu hikâye 15 yılın beceriksizliğini, yeteneksizliğini, basiretsizliğini, öngörüsüzlüğünü asla örtemeyecektir. Artık insanlar siyasileri sadece TRT-3’ten seyretmiyorlar. Artık sadece köy kahvelerinde televizyon yok. Her evde insanların en az yirmi kanalı çeken televizyonları ve de herkesin ulaşabildiği sosyal medya sayfaları var.

 

BAKKALI KASABI DELEGE YAPIP SEÇİME GİDİYORLAR

 

Size muhalefet yapan tüm il/ilçe başkanlarını görevden alıp, sonrada parti içi seçimlere gitmek için kurultay çağrısı yapmaya hazırlanacaksınız. Alışveriş yaptığınız bakkalı kasabı, eşinizi dostunuzu akrabanızı, delege yazdırıp, sonra da seçime giderek, adil davrandığınızı söyleyerek parti içi demokrasiyi işletiyoruz diyeceksiniz. Bence siz bu halkı gerçekten tanımıyorsunuz.

 

Siz gerçek ülkücüleri de bence hiç tanımıyorsunuz. Bu yaptıklarınızı gören gerçek ülkücüler 7-8 ay sonraki seçimlerde de size yine oy vermeyecekler.

 

En fazla yüzde 13-14 puan oy alacaksınız. Meclise tahminen 50 küsür milletvekili ile gireceksiniz, bu milletvekilleriyle beraber partinin üst tabanını oluşturan 200-300 kişide ayrıcalıklarını kaybetmeyerek imtiyazlı hayatlarına devam edecekler. Bu 200-300 kişinin elde ettiği imtiyazlardan dökülen kırıntıları toplayan 2000-3000 kişilik bir grup ise can siperane mevcut yönetim için mücadele ederek, muhalifleri sindirmek için her türlü kabalığı, saygısızlığı yaparak göze girmeye çalışacaklardır.

 

KIRINTILARA TALİP OLANLAR EFENDİ OLAMAYACAKTIR

 

Bu arkadaşlara söyleyeceğim tek söz kırıntılara talip olanların hiç bir zaman efendi olamayacaklarıdır. Yani bu mantıkla MHP’nin hiçbir zaman tek başına iktidar olamayacağını anlatabildiğimi zannediyorum.

 

Tüm hissiyatımla söylüyorum ki bu kişiler bu davaya en büyük zararı veren insanlardır ve yaptıkları zulmün altında ezilerek Türk Tarihi’nde bu şekilde hatırlanacaklardır.

 

Tabi ki partinin üst yönetiminde şuan görev yapan çok değerli bazı yaşça büyük olan ablaları, ağabeyleri ve kardeşleri tenzih ederim. Onlarda benim bu söylediklerimin doğru olduğunu biliyorlar. Ancak Şefkat Çetin ve avanesinin kurmuş oldukları, örümcek ağını yok edemeyeceklerine inandıkları için sessiz kalıyorlar.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.