Eminhaber.Org
Ana Sayfa Genel, MANŞETLER, SİYASET, ÜST MANŞET 22 Kasım 2016

Senin de sesin güçlü çıksın

“Senin ne dediğin değil, karşıdakinin ne anladığı önemli” diye çok sevdiğim bir söz var. İstediğin kadar haklı ol, anlatamadıktan sonra bir önemi yok.

Zaten yanlış anlamak için hazır bekleyen milyonlarca insan var. Devir fitne devri, fitneden beslenen sosyal medya diye bir şey var. En masum konuda bile kafa karıştırmayı görev edinmiş, görev verilmiş binlerce fenomen denen “fitnemen”ler var.

Toplumu önce bir güzel bilgilendirip, yanlış anlamaların kapısını baştan kapatıp, profesyonel bir tanıtım kampanyasıyla işler yürütülse, günler aylar süren tartışma konuları belki daha hiç başlamadan kapanacak.

Alkol yasası gibi çok önemli bir kanun, doğru dürüst anlatılmadan, gece yarısı apar topar havasında Meclis’ten geçti, büyük gürültü koptu. Alkolün zararlarını tartışmaya bile gerek yokken, “alkolümüze karışma” diyen binlerce insan sokaklara döküldü, biliyorsunuz Gezi olaylarını.

Hâlbuki, kamu spotlarıyla, bilgilendirme amaçlı kampanyalarla, aylar öncesinden alkolün zararları anlatılsa, dünyanın birçok ülkesinde, hatta Rusya’da bile gece saat 22:00’den sonra alkol satışının yasak olduğu anlatılsa muhtemelen bu kadar çıngar çıkmayacaktı. Fitne medyasının eline boşuna malzeme verilmeyecekti.

Evvelâ isminden başlayarak, her yeni kanunun millete hazmettirilerek çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Eğer sen baştan kanunun adını “Erken evliliklere çözüm kanunu” koymazsan, fitneciler çıkar “Cinsel istismar kanunu”  koyar, “Tecavüzcülere af kanunu” der.

Ondan sonra ayıkla pirincin taşını.

“Karatrol” yazımda da demiştim, fitne ateş gibidir, küçüğü olmaz, bir kıvılcımı yeter ülkeyi karıştırmaya.

Zaten beyin denen Allah’ın lütfunu “küfretmekten” başka bir şey için kullanamayan “her şeye muhalif” milyonlar var, kontrolsüz fitne medyası var. Hiçbir konuya bodoslama dalınacak zaman değil.

Bakın sadece bir misâl, dün bir arkadaşım aradı, “Bir tanıdıkla görüştüm, yurt dışına gidecekmiş” dedi.

“Niçin?”

“Türkiye artık yaşanacak ülke değilmiş, tecavüzcülere af geliyormuş!”

Hatta “65 yaşındaki bir adam 15 yaşındaki bir kızı iğfal edip, ‘ben bununla evleneceğim’ diyerek kurtulabilecekmiş!”

Bunu diyen kişi üniversite mezunu mu diye sordum, evet dedi. Bu üniversitenin lisansını kökten iptal etmek lâzım diyesim geliyor. “18 yaşının altındaki herkes çocuktur ve kolay aldatılabilir” diye düşünüyor ama kendisi çoktan kandırılmış. Yetişkin ve üniversite mezunu olduğu hâlde.

Allah aşkına, bir gram vicdan taşıyan insan bunu nasıl diyebilir? Cebir, hile, aldatma, zorlama vs. olmaksızın yapılan bir iş nasıl “tecavüz” kabul edilebilir? Geriye dönük, 16 Kasım 2016’dan önce diye tarih konulan bir kanun nasıl gelecekteki suçlara af sayılabilir?

Hadi diyelim ki yanlış anlaşılmaya müsâit bir metin, hadi diyelim ki hakikaten de kanunda boşluklar var. Hukukçular zaten didik didik etmişlerdir metni.

Peki aleni küfür yağdıran, AK Parti’ye oy vermiş herkese, hatta devlet büyüklerimize ve ailelerine, kısacası hepimize küfürler yağdıran; fitne fesat fabrikası olmuş, Twitter hesapları, Facebook grupları ve mâlûm medya ne olacak?

Bu kaçıncı yalan kampanyası, bu çıkardıkları kaçıncı fitne fırtınası? Yedikleri içtikleri, beyinleri kalpleri fitne yalan olmuş.

“Algı kampanyası yapıyorlar!” diye feryat etmenin kimseye faydası yok. Senin elin armut mu topluyor. Sen de karşı algı kampanyası yap.

– “Bu fikir ilk CHP’den çıktı” demek bu kadar mı zor?

– “15 yaşındaki kızlar barlarda dans edince sanat oluyor da, 16 yaşındaki kız helâliyle evlenince niye tecavüz oluyor?” diyemiyor musunuz?

– “Doğum günü partilerinde, bilmem ne kamplarında 15’inden önce cinsel hayatla tanışan kızlar da ‘mağdur’ sayılacak mı?” diye soramıyor musunuz?

– “30 yaşının üstündeki hemen hemen herkesin annesi evlendiğinde 16-17 yaşlarındaydı, ne yani hepimizin babası ‘cinsel istismarcı’ mı şimdi?” diye bağırmak bu kadar mı zor?

“Doğru yokuş tırmanır, yalan sel gibi akar” demişler. Tamam yalancıyla yarışılmaz, onların “yalan” silahı varsa senin de “doğru” silahın olsun.

Her türlü medyada yalan haber üreten ve yayana hapis cezası olsun.

Senin de sesin güçlü çıksın.

Doğruyu anlatmak için her türlü meşrû yolu kullan.

Hâlâ anlamıyorlarsa anladıkları dilde konuş.

Kaynak: Hakkı Arslan (Türkiye Gazetesi)

Yorumlar

Tasarım | Enba