h Dolar %
h Euro %
h Altın (Gr) %
h Bitcoin %
34 °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Sultangazili Sözde Siyasetçinin Büyük Değişimi

Siyaset hizmet için yapılır. Ama bizim Sultangazi’de hizmeti, ‘Fitne, fesat’ diye karıştıran(lar) var. Buda yetmezmiş gibi, kendini bulunmaz hint kumaşı zanneden(ler) var.

Bu yazımızda size yüzde yüz değişen bir portreden bahsedeceğiz. ‘Yüzde yüz’ diyoruz, çünkü bahsedeceğimiz kişi siyasete girdikten sonra büyük bir değişim sergiledi. Yaşanan yüzde yüzlük değişimi hayretle izliyoruz.

Daha dün siyasete girdi. Ama 40 yıllık bir siyasetçi gibi davranıyor. Siyasi hiçbir tecrübesi olmamasına rağmen, havası o biçim. Havasından geçilmiyor.

Kendisini uzun yıllardır tanıyoruz. 7 Aralık 2014 tarihine kadar saygılı, havalı olmayan bir tipti. Ama ne olduysa 7 Aralık 2014 tarihinden sonra büyük bir değişim yaşadı. Havalı bir tip oldu. Kendini bulunmaz hint kumaşı zannetmeye başladı. Ne büyüğüne, ne küçüğüne saygısı kalmadı. İlçe Başkan Yardımcılığını çok ama çok yanlış anladı.

İktidar partisinde dua seansıyla kendine yer buldu, ama mensubu olduğu partinin Belediye Başkanı Cahit Altunay’ı her yerde o karaladı.

Kaseti başa sarıyoruz. Yani 2014’den öncesine;

İyi biriydi, hoş biriydi. Ama siyasete atılmak istiyordu. Atılmak için bizden fikir alırdı; “Nasıl yaparız?”, “Bengi gündemde tutun”, “Bana fikir verin”.

Gecenin ikisinde arardı, “Yav cano gündemde kalmam lazım. Birşeyler yapsak”. Kısacası, biz onun için en iyi arkadaşlarıydık. Yiğidi öldür hakkını yeme. O dönemler çay ısmarlardı. Yemek ısmarlardı. Sürekli arardı.

En çok övündüğü şey ise Gülen Cemaati idi. “Ben Cemaatin mütevelli heyetindeyim” cümlesi ağzından eksik olmazdı. 17 Aralık’tan sonrada bu cümlesini kullanmaya devam etti. Ama ne olduysa birgün “Dua” seansı düzenleyerek, adeta günah çıkardı. Günlerce “Dua” seansları yerel gazetelerin, internet sitelerinin manşetlerinde yer aldı. 17 Aralık’tan sonra dahi Paralel diyemedi, ama o gün paralel demeye başladı. Kendisinin gece 3’de kalkıp “Dua” ettiği ise meçhul.

Düzenlediği “Dua” seansları işe yaradı. 7 Aralık’ta İlçe Yönetiminde kendine yer buldu. Akabinde İlçe Başkan Yardımcılığına getirildi.

Daha ilçe yönetimine seçilmeden önce, aynı yıl yapılan yerel seçimlerde Ak Parti’den Belediye Meclis Üyesi aday adayıydı. Aday adayı olarak kaldı. Ötesine gidemedi. Bu durum o dönem Şişli Belediye Başkanı olan Mustafa Sarıgül’ü bile çok üzmüştü. Sarıgül, “CHP’den Aday olmaması Beni Üzmüştür” diyerek derin üzüntüsünü ifade etmişti.

Aday olamadı. Kurt siyasetçiler üzerini çizdi. Dava adamı olmadığını biliyorlardı çünkü. Yüzde yüz değişeceğini de biliyorlardı çünkü. O aday gösterilmedi diye sosyal medyada fırtınalar estirdi. Aman Allah’ım öyle böyle değil. Şimdi ise o fırtınanın yerini fitne fesat almış.

Ona sorsanız ‘O bir dava adamı’, ona sorsanız ‘O bir 28 Şubat mağduru’, ona sorsanız ‘O bir Bedel ödedi’. Sormaya da gerek yok zaten. Kendisi bağıra bağıra ‘Ben bedel ödedim’ diyor zaten. Ama neyin bedeli işte orası muamma. 28 Şubat’ta onunda başının zorla açıldığı söyleniyor. İmkansız bir şey işte ama konuşulan bu.

O da dahil birçok kişi şu 28 Şubat’ı çok iyi kullanıyorlar. Duygusallığa vuruyorlar, “Ben 28 Şubat mağduruyum.” Araştırıyorsun, külliyen söylediklerinin yalan olduğu ortaya çıkıyor. Yüzlerine vurmamak için ise zor tutuyoruz kendimizi.

ÇOK DEĞİŞTİ

7 Aralık’tan sonra çok ama çok değişti. Öyle böyle değil. Yüzde yüz yaşanan bir değişimden bahsediyoruz. Önce tavırları değişti. Sonra hareketleri değişti. Havalı mı havalı bir pozisyona girdi. Saygısızlıkta sınır tanımadı. Haddini aşan günleri saymakla bitmez.

Şu anda mensubu olduğu partinin seçilmiş Belediye Başkanı olan Cahit Altunay’ı her yerde karalamaya başladı. Havada, karada, denizde fırsatını bulduğu her yerde ağzından Cahit Altunay’ı düşürmedi. CHP, MHP ve Saadet Partisi İlçe Başkanları bile onun kadar Altunay’ı bu kadar diline dolamamıştırlar. Kimi zaman ‘Paralelci’ dedi, kimi zaman ise farklı noktalardan karaladı. Ama tüm bunları aile içinde değil, aile dışında yaptı. (İLERLEYEN GÜNLERDE BU KONUN DETAYINA İNECEĞİZ)

Tüm bunları yaparken ve bu herkes tarafından bilinirken Ak Parti İlçe Başkanı Suzan Dağlar Civan, her kürsü konuşmasında “Fitne, fesattan uzak duruyoruz” açıklamasını yapıyordu. Ve halen yapmaya devam ediyor. Ama hergün yanında, karşısında olan fitne fesata bir “SUS” diyemedi.

Saygısızlıkta sınır tanımıyordu. Birgün bir grup genç İlçe Başkanı Suzan Dağlar Civan’ı ziyaret etti. Ziyaret ilçe binasında değil, başka bir mekanda gerçekleşmişti. Bizim yüzde yüz değişim yaşayan İlçe Başkan Yardımcısı da sonradan bu ziyarete dahil oldu.  Bu ziyarette kullandığı sözler ise yutulur gibi değildi. Büyüklerine saygısı olmayan Başkan Yardımcısı önce bir sigara yaktı, sonra İlçe Başkanın karşısında ayak üstüne ayak attı. Ve başladı söze, dedi ki gençlere; “Bir çalışmanız varsa bize getireceksiniz.  Ak Parti İlçe Gençlik Kollarına tabi olacaksınız. Gençlik adına söz sahibi onlardır.”

Ve daha neler neler…

Gençler neye uğradığını şaşırdı. Ne diyeceklerini, ne yapacaklarını şaşırdılar. Peki, İlçe Başkanı ne yaptı? Koca bir HİÇBİRŞEY…

Aynı ilçe başkan yardımcısı yine başka bir ortamda, “İlçe Kaymakamını buraya hükümet atadı. Hükümette ise bizim parti var. O zaman Kaymakam bizim İlçe Başkanımıza biat etmelidir” cümlesini de kurdu.  Yine farklı bir ortamda, “Belediye Başkanı kesinlikle ilçe başkanımıza biat etmelidir. Öyle kafasına göre iş yapamaz. Bir iş yapacaksa önce bize danışacak” ifadelerini kullandı.  Biliyoruz kalkıp inkar edecek.  Biz şimdiden cevap verelim; SEN KOCA BİR YALANCISIN. Kuran-ı Kerim’e el bas inanalım sana.

Yani diyor ki, “Herkes bize biat edecek. Biz ne dersek o olacak”

Yıllarını teşkilata ve davaya veren insanları, teşkilat dışı bırakırsanız olacağı bu. Gerçek dava adamlarını, dava insanlarını hiçe sayarsanız böyle hadsizlerde kalkar sağa sola kabadayılık taslar.

Peki diyeceksiniz kim bu ilçe başkan yardımcısı? Niye adını yazmıyorsunuz?

Hiç merak etmeyin. Bahsettiğimiz isim Halil Poyraz’dan başkası değil. Halil Poyraz’ın taa kendisi. Kendisiyle ilgili yazılacak çok şey var. İlerleyen günlerde onlara da değineceğiz.

Şimdi kapı kapı dolaşıp, aylardır yaptığı gibi ekmeğimizle oynamaya çalışacak. Bize reklam verenlere, “reklamlarınızı kaldırın” diyecek. Bir başka mevkidaşıyla yani arkadaşıyla birlikte bizi bitirmenin planlarını yapacak.

Hazır mıyız buna? HAZIRIZ.

EMİN YEŞİL/twitter.com/Emin_Haber

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.