Eminhaber.Org
Ana Sayfa AZERBAYCAN 14 Ekim 2017

‘Türkiye ve Azerbaycan’a çifte standart uygulanıyor’

Azerbaycan Delegasyonu üyesi Paşayeva, Avrupa Konseyinde Türkiye ve Azerbaycan’a karşı baskıcı bir tavır ve çifte standart uygulandığını belirtti.
‘Türkiye ve Azerbaycan’a çifte standart uygulanıyor’
Ali Baba Halı Yıkama

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Azerbaycan Delegasyonu üyesi Ganire Paşayeva, son yıllarda Avrupa Konseyinde Türkiye ve Azerbaycan’a karşı baskıcı bir tavır ve çifte standardın uygulamaya konulduğunu söyledi.

Paşayeva, Anadolu Ajansı muhabirine 13 Ekim’de sona eren Sonbahar Dönemi Genel Kurulu ardından verdiği mülakatta kurula ilişkin değerlendirmelerde bulunarak son iki Genel Kurulda Türkiye ve Azerbaycan’a karşı “saplantı derecesinde” olumsuz bir tavrın söz konusu olduğunu kaydetti.

Paşayeva, Avrupa Konseyinin tavrına ilişkin, “13 yıldan fazla bir süredir AKPM üyesiyim. Gördüğüm manzara iyimser değil. Geçen zaman içerisinde, Türkiye’ye ve Azerbaycan’a karşı çifte standart gittikçe arttı.” dedi.

Konseyin tavrındaki değişimde Avrupa’da aşırı sağın güçlenmesi ve seçimleri kazanmasının etkili olduğunu söyleyen Paşayeva, “İslam karşıtı ve popülist siyasetçilerin güçlenip seçimlerde kazanmasından sonra, biz bunu burada da hissetmeye başladık. Avrupa’nın genelinde ortaya çıkan tablo, aşırı sağın yükselişi, ırkçı ve İslam karşıtı hareketler AKPM’ye de yansıyor. Bunu çok bariz bir şekilde görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Aşırı sağın yükselişinin AKPM ve Avrupa Konseyi’nin çalışmalarını etkilediğine dikkat çeken Paşayeva, “İslamofobi ve aşırı sağın ırkçı temelli yükselişi, Avrupa’nın geleceğine yönelik büyük tehditler oluşturuyor. Göçmenlere veya Avrupa dışından gelenlere yönelik nefret, bu gidişle Avrupa ülkelerinin birbirine düşmanlığına dönüşecek ve Avrupa’daki barış bozulacak.” uyarısında bulundu.

Avrupa’nın İslam dünyası ile doğrudan iletişim kurabileceği iki ülke olan Türkiye ve Azerbaycan’la işbirliğini artırmasının tarihi ve stratejik önem taşıdığını hatırlatan Paşayeva açıklamasına şöyle devam etti:

“Türkiye ve Azerbaycan, Avrupa veya Batı ile İslam dünyası arasındaki bağı sağlayan köprülerdir. Avrupa Konseyi üyesi olan bu iki ülke, hem İslam ülkelerinin model olarak gördüğü ülkelerdir hem de Avrupa’nın, dünyanın diğer kesimiyle diyaloğunu sağladığı ülkelerdir. Bu nedenle Türkiye ve Azerbaycan’a karşı son dönemde sergilenen olumsuz tavırdan en büyük zararı yine Avrupa görecektir. Bizimle normal bir diyalog ortamı sağlanamaması, Müslüman dünyasıyla diyalog kapılarının kapanması anlamına gelir. İslam dünyası için Türkiye ve Azerbaycan sürükleyici bir modeldir.”

Avrupa Konseyinde Türkiye ve Azerbaycan’a karşı çifte standartlı yaklaşımın İslam dünyasında çok kötü algı oluşturacağına işaret eden Paşayeva, “Bu iki ülke İslam dünyasının yanında Avrupa’nın da bir parçasıdır. İki dünyayı birbirine bağlama, yakınlaştırma görevi yapıyorlar. Maalesef Avrupa Konseyinde bu durumun bilincinde olanların sayısı azalıyor. Milletvekillerinin konuşmalarına bakıyorsunuz, hoşgörüsüzlük, saldırganlık gibi özellikler artıyor. Bu durum devletlerin yaklaşımına da yansıyor. En çok üzüldüğüm tarafı da bu.” ifadelerinde bulundu.

Türkiye’nin terör örgütü DAEŞ’a karşı en güçlü mücadeleyi veren ülke olduğunun altını çizen Paşayeva, “Türkiye’ye bu konuda bir desteğin verildiğini göremiyorsunuz. Bakıyorsunuz DEAŞ’ın işkence yaptığı, katlettiği kişiler olarak önce Hristiyanlar, daha sonra Ezidiler, en sonunda da Sünni olmayan Müslümanlar diye kategoriler oluşturuluyor. Genel Kuruldaki konuşmamda da dedim, DEAŞ Türkiye’de 14 terör saldırısı düzenledi. Irak’ta, Suriye’de katledilenler hep Müslümanlar. Ölüler üzerinden bile din ve mezhep ayrımı yapıyorlar.” dedi.

Avrupa’nın prensip ve uluslararası sözleşmeleri de çıkarlarına göre yorumladığını belirten Paşayeva son olarak şunları söyledi:

“Avrupa Konseyi’nin ana prensiplerinin başında, ‘Üye bir ülke, başka bir üye ülkenin topraklarını işgal edemez’ ilkesi gelmektedir. Buna rağmen üye bir ülke olan Ermenistan, Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgal etmiştir. Avrupa Konseyinin kararlarını uygulamıyor. Bir milyon insanın haklarını ihlal ediyor, evine dönmesini engelliyor. Kırım’ın işgalinden sonra Rusya’ya yaptırım uygulayan Avrupa, Karabağ’ı işgal eden Ermenistan’a karşı sessiz kalmayı tercih etti.”

İlginizi çekebilir

Azeri diplomattan örnek hareket

Azeri diplomattan örnek hareket

Tasarım | Enba